Cuma, Eylül 24, 2010

Bu ayakkabılar yürümek için de değil, koşmak için de...


İşte sahalarda görmek istediğimiz Diesel bu! Mükerrer kereler -tüm alınan ödüllere rağmen- Anomaly'nin "Be stupid" kampanyasına karşı tepkimi dile getirmiştim, nitekim 9 aylık bir kısa süreçten sonra da Anomaly ve Diesel aniden yollarını ayırmıştı.

10 Haziran'dan bugüne henüz yeni merkez ajansı belli olmayan Diesel daha iyi işler yapacağı konusunda epey sinyal de vermişti. Örneğin, -bence- "Be stupid" kampanyası ile bağları oldukça zayıf Facepark projesi çok daha Diesel ve çok daha beğenilesi bir iş oldu:

Diesel Facepark The Analog Version Of Facebook
Yükleyen bigumigu. - Film ve TV kanalındaki diğer videolara göz atın

Bu proje DDB Dusseldorf tarafından Berlin'de uygulandı. Yine aynı ajans tarafından tasarlanan "Stupid search" de bence ölü doğan bir kampanyayı ayakta tutmak için geliştirilmiş hoş bir projeydi. Tam da acaba DDB bu işi alır mı derken, 2010'un en iyi kampanyalarından biri Santo'dan geldi. Arnet'le kalbimi kazanan Santo bir kez daha başarılı bir işe imza atmış bence.

Kampanyanın en güzel yanı gerçekten sosyal bir içgörüden çıkmış ve herkese hitap edebilecek bir yanı olması. Zaten sosyal marka tanımı da bunu içeriyor, eğer insanların anlayacağı, benimseyeceği ve harekete geçecekleri bir iletişim fikriniz varsa yaşadınız. Kimin bazen içinden birine tekmeyi basmak geçmiyor ki? Bu yaştan, hayat tarzından ve yerel kültürden büyük evrensel bir içgörü, dolayısı ile güçlü. Ve her şeyden önemlisi çok "Diesel" bir içgörü, ayakkabılarla ilgisi dolaylı ama marka ile bağlantısı direkt. İnsanın içindeki "Diesel"le özdeşleşebilir ve eskisi gibi markaya sadece bir kelime değil koca bir tavır ve varlık amacı atfeden bir deneyimsel kampanya... Valla beğendim.

Ama fikri beğendim, uygulamalarda sorunlar var.

Yukarıdaki video hariç tüm video ve malzemelerin (tahminen ya da şimdilik diyelim) internet sitesi bu. Doğrusu siteyi beğenmedim. Hem sürekli karşıma çıkan "share" ve "like" butonlarından iğrendim hem de nitelik açısından kampanyaya verilen destek bana çocuksu geldi. Herkesin akılına ilk gelebilecek "kimin poposuna tekmeyi basarsın" interaksiyonu hele beni kıyım kıyım kıydı. Tabi bu arada artık tüm iletişimini tek "domain"den çözemeyen markaları sevmiyorum, her kampanyaya bir yeni adres alan herkese prensipte gıcığım. O yüzden Diesel'in gelen site stratejisini beğeniyorum ama bu kampanyaya yapılan kurgu bence sınıfta kalır:

Sitedeki videoların hepsini buraya eklemeye niyetim yok, gidilsin bakılsın. Ama bir kaç ilan ve iş ekleyeceğim:


Bu Olimpiyat komitesinden pop tekmelemenin de olimpiyatlara eklenmesi talebi ile ilgili bir zırvalama:

Hiç paylaşmak istemediğim bir popo müzik bölümü var, bir yine anlamsız uzman görüşleri bölümü, popo tekmeleme makinesi, vb... Bir sürü şey, aşağıdakiler yetmezse sitesinden ve işbu pdf'ten bakıverin işte;





Kampanya künyesi de burada


Cuma, Eylül 17, 2010

Pazarlamanın geleceği de iletişimin geleceği de bugünden çok farklı

TED'de yine ilham verici bir sunum izledim:

Biraz işin kavramsal yanını düşünmek için; pazarlama ezberlerine sığınmadan, "sosyal" kavramını "Facebook" terimi sanmadan düşünmek için oldukça anlamlı bir sunum olduğunu düşünüyorum. Hatta dijitalcilerden çok PRcıların izlemesi gereken ve kamuoyu yaratmanın ve algı yönetimininin nereden başladığının özüne dair fikir edinmeyi sağlayan bir konuşma. Bu kadar övdükten sonra, buradan -çok da meslek sırrı ve yeni projeler açık etmeden- nerelere varırız, ona geleyim.
Şimdi formül şu; bu konuşmayı hastası olduğum BBH'in dahisi Jim Carroll'ın işbu makalesi ile birleştirelim. Ne diyor Carroll: dünya reklamları 80'lerin otomobilleri gibi, hepsi birbirine benziyor. İçgörü tapınması sonucunda matematik formüller gelişti ve bunlar yerleşti, halbuki herkes birbirine benzerse yine sıfır noktasına döneriz. Bu dilema yeni değil, yılların meselesi... Yani matematik olanın makul, makul olanın normal, normal olanın sıradan olması ve bu yüzden sıradan olanın hep yaratıcı olanı baskılaması.

İşte bu dilemanın çözümü de yukarıda izlediğiniz video. Parçalar birleşiyor mu bilmiyorum. Ama eğer zaten vasatla araştırma yaparsanız ve vasatın içgörülerinden hareket ederseniz, vasata göre ürün tasarlar ve vasata iletişim yaparsanız aslında bir kulaktan kulağa oyunu oynamış olursunuz, asıl içgörünün yaratıcısı değil üçüncü kuşak taşıyıcısı ile hep zamanı geriden takip edersiniz. "Fikir yaratıcıları" sadece ajanslarda yok, tüketiciler arasında da var. Onlar "atıf yaratıcıları". Onları nasıl bulabileceğinizi video söylüyor.

Onları bulduktan sonra ne yapacağınızı da Caroll söylemiş. İşte.

Perşembe, Eylül 16, 2010

Pazartesi, Eylül 06, 2010

Yanlış yerde sosyal fikir aramak

Uzun zaman oldu dünya kupası biteli ama ortada dolaşan gol kutlamaları videoları beni Coca Cola'nın çok pahalı sosyal medya stratejisine çamur atmaya mecbur etti. Yapacak bir şey yok.

Hatırlarsınız (belki), dünya kupası çılgınlığında bir 90 Türk kampanyası peydah olmuştu Coca Cola'dan... Bir kaç reklam filmi vardı kampanyada ama az'cık hatırlasanız yeter.

Alinin Zurnası | video.mynet.com


Neyse efendime söyliim... Bu kampanyanın yanısıra K'naan'ı damarlarımıza zerk ettiler...


Ama bir de güzel mi güzel bir global kampanya daha vardı vizyonda...


Şimdi 90 Türk zaten sosyal medya kampanyası sanılarak yürütüldü, çünkü internette olan "bi şi gönder, bi şi oyla" kampanyalarının hepsi sosyal ya (?)... bir de yanında twitter, facebook kutucukları filan oldu mu... sosyalliğinden yenmez...

K'naan'ında videosunu yere göğe her yere yaymak için para saçıldı... O da çünkü gençlerin kendi aralarında "paylaşmak" isteyecekleri bir malzeme(?). Ama şu zavallı Roger Milla bir türlü sosyal yeteneklerini gösteremedi Coca Cola camiasına...

Hatta bu dev marka o kadar yanlış anladı ki bu fikrin sosyal değerini, bunu şöyle değerlendirmeye çalıştı:

Yazık ki ne yazık.

O gün bugündür her gördüğüm gol kutlama videosu niyeyse beni üzüyor. Bu kadar güzel fikir nasıl da kaynadı diye. Bir yanda dünya kupası sponsoru dahi olmadan "geleceği yazmak" fikri ile adeta yaşayan bir kampanya yapan Nike, diğer yanda her şeyi yapabilme yetkisi olan ama burnunun ucunu dahi göremeyen Coca Cola...

Yer gök, gol kutlama videoları ile doldu, Roger Milla aklımızda ama Coca Cola çoktan unutuldu.


Goal Fishing Celebration from Victor Rivine on Vimeo.


Yalan mı?

Perşembe, Ağustos 05, 2010

GÜNCELLENDİ: Yasak değilse ayıp

Az önce nethaber üzerinde gördüğüm bu "haber"i açar açmaz bir viral iletişim çabası ile karşı karşıya olduğumu anladım. Ancak sonuna kadar izlemeden kimin yapmış olduğuna dair merakım metni bana okuttu... yok ipucu. Sonra üşenmedim, haberin kaynağı olan İHA'nın metnine baktım... Allah allah yine yok. Hayır "bu bir reklamdır" ibaresi de görmüyorum, bilakis bir muhabir ismi var Bartın'dan, ismi aratıyorum var gibi öyle biri yerel basında.... Hayır, video gerçek olamaz da bu muhabir yemiş olabilir mi?... Videoyu tekrar izliyorum...

O da ne...

Gördün mü Garanti Mortgage reklamını...

Şimdi çekim açık açık bu işin reklam olduğunu bağırıyor ama asıl reklam habermiş gibi yapan "ilginç görüntülü" reklamın içinde bir yerleştirme.

Ahlaklı mı bu?

Diyelim ki bu muhabire para verildi ya da İHA'ya verildi... "Reklam" ibaresi olmadığı için yasak. Hadi diyelim para mara verilmedi, muhabir kendisine ulaşan bu videoyu gerçek sandı, uyanmadı, ajansa servis etti. Yayın yönetmeni de saf, o da yedi. Peki niye video Garanti tarafından sahiplenilmiyor nette? Hayır, hadi beğendik, ilgilendik ve siteye girdik... Ebelesene, şaka yaptım de itiraf etsene... Videon işe yaramış belli ki, en azından gerçek değildiyi o zaman desene...


Hayır, bu "dijitalci bebeler"de ahlak aramanın abes olduğunu biliyorum ama Garanti Mortgage'da da pazarlamacı ahlakı yok mu?

İşin en ilginci ne biliyor musunuz? Bir ajans şimdi bu yazımı da "buzz yarattık" etiketi altında bir başarıymış gibi algılayacak. +1 kafa olmanın önemli olduğuna inansaydım, bu yazıyı da yazmazdım. İçeriği rakamlardan daha çok önemsediğim için içim rahat ama bu işi yapanların bahanesi ne bilmiyorum.

Bu iş böyle yapılmaz, özdenetim şart, haberiniz olsun.

GÜNCELLEME:

Olcayto Cengiz, FF üzerinden işbu linki paylaştı. Kendisi bu kampanya sitesine nasıl ulaştı bilmiyorum ama benim baktığım yerlere koymamış, benden saklamışlar linkini, yoksa vallahi verirdim ki trafiği artsın, kafa sayıcılar sevinsin, sektör daha çabuk batsın :) Ya, benimki de ayıp ama kendimi tutamayacağım, sağ alttaki paylaşım siteleri kısayollarını tıklamayı denesenize, tembel türkler için çok makbule geçti butonları: Kısa yoldan viralim, viralsin, viral... Hi ho!